• Sarayaltı Yolu’nda Yıkımlar Başladı
    Sarayaltı Yolu’nda Yıkımlar Başladı
  • Çağlayancerit’te Sosyal Market ve Aşevi Açıldı
    Çağlayancerit’te Sosyal Market ve Aşevi Açıldı
  • Vatandaş İstedi Büyükşehir Yeniliyor
    Vatandaş İstedi Büyükşehir Yeniliyor
  • Güngör, TBB Heyeti ile KKTC’de
    Güngör, TBB Heyeti ile KKTC’de
  • Rektör Can, Pazarcık’ta İlçe Protokolü ve MYO Personeli ile Bir Araya Geldi
    Rektör Can, Pazarcık’ta İlçe Protokolü ve MYO Personeli ile Bir Araya Geldi
  • İyilik Kazanacak!
    İyilik Kazanacak!
  • GÜVEN’DEN ESHAB-I KEHF’E KALICI RESTORASYON MÜJDESİ!
    GÜVEN’DEN ESHAB-I KEHF’E KALICI RESTORASYON MÜJDESİ!
  • DEVA PARTİSİ İL BAŞKAN YARDIMCILARI VE POLİTİKA BAŞKANLIKLARI BELLİ OLDU
    DEVA PARTİSİ İL BAŞKAN YARDIMCILARI VE POLİTİKA BAŞKANLIKLARI BELLİ OLDU
  • DULKADİROĞLU’NDAN CAMİ BAHÇELERİNE DÜZENLEME
    DULKADİROĞLU’NDAN CAMİ BAHÇELERİNE DÜZENLEME
  • Kahramanmaraş merkezli DEAŞ operasyonu
    Kahramanmaraş merkezli DEAŞ operasyonu
Sarayaltı Yolu’nda Yıkımlar Başladı
Sarayaltı Yolu’nda Yıkımlar Başladı

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Sarayaltı –...

Çağlayancerit’te Sosyal Market ve Aşevi Açıldı
Çağlayancerit’te Sosyal Market ve Aşevi Açıldı

Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ilçesinde Çağlayancerit Belediyesi,...

Vatandaş İstedi Büyükşehir Yeniliyor
Vatandaş İstedi Büyükşehir Yeniliyor

Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün...

Güngör, TBB Heyeti ile KKTC’de
Güngör, TBB Heyeti ile KKTC’de

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti programı...

Rektör Can, Pazarcık’ta İlçe Protokolü ve MYO Personeli ile Bir Araya Geldi
Rektör Can, Pazarcık’ta İlçe Protokolü ve MYO Personeli ile Bir Araya Geldi

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ)...

İyilik Kazanacak!
İyilik Kazanacak!

İhtiyaç sahibi aileler için hazırlanan...

GÜVEN’DEN ESHAB-I KEHF’E KALICI RESTORASYON MÜJDESİ!
GÜVEN’DEN ESHAB-I KEHF’E KALICI RESTORASYON MÜJDESİ!

Afşin Belediye Başkanı Mehmet Fatih...

DULKADİROĞLU’NDAN CAMİ BAHÇELERİNE DÜZENLEME
DULKADİROĞLU’NDAN CAMİ BAHÇELERİNE DÜZENLEME

Dulkadiroğlu Belediyesi Fen İşleri ekipleri,...

Kahramanmaraş merkezli DEAŞ operasyonu
Kahramanmaraş merkezli DEAŞ operasyonu

Kahramanmaraş merkezli 3 ilde terör...

YEDİ GÜZEL ADAM SENARYOSU GERÇEK OLUYOR
YEDİ GÜZEL ADAM SENARYOSU GERÇEK OLUYOR

Yedi Güzel Adam senaryosundan etkilenip...

Göksun tünel ve viyadüklerinde son durum
Göksun tünel ve viyadüklerinde son durum

Kahramanmaraş Valisi Şükrü Kocatepe konuya ilişkin yaptığı açıklamada,...

Suriyeli Kadınlar Fuhuşa Zorlanıyor İddiası
Suriyeli Kadınlar Fuhuşa Zorlanıyor İddiası

Economist dergisinin son sayısında Türkiye’deki Suriyeli kadın...

Emiroğlu: “Parlamentoya Gireceğiz”
Emiroğlu: “Parlamentoya Gireceğiz”

Saadet Partisi Genel Merkez Yöneticisi...

Suç Analiz Merkezi Suçu Önlüyor
Suç Analiz Merkezi Suçu Önlüyor

Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bir...

Yaralı Yaban Keçisi Koruma Altına Alındı
Yaralı Yaban Keçisi Koruma Altına Alındı

Elbistan ilçesinde köylülerin bulduğu yaralı yaban keçisi...

Süfyan Emiroğlu, başmüfettiş oldu
Süfyan Emiroğlu, başmüfettiş oldu

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda...

Büyük Yılanlar
Büyük Yılanlar

Dünyanın en büyük...

KENTSEL RANTLAR VERGİLENİYOR MU ?
KENTSEL RANTLAR VERGİLENİYOR MU ?

Gündemimize kentsel rantlardan özellikle gayrimenkul...

3 Boyutlu Çizimler
3 Boyutlu Çizimler

3 boyutlu ilginç...

Kahramanmaraş Petek Temizleme Kahramanmaraş Beyaz Eşya Servisi
Türkiye’yi bölme planları boşa çıktı
Türkiye’yi bölme planları boşa çıktı
Güneydoğu Bölgemizde görev yapan bazı kardeşlerimiz terörle mücadele ve çetin kış şartları sebebiyle yılgınlık içerisine düşmüşler. Bu sebeple de terörle mücadeleyi gerçek anlamda olması gereken pencereden değil de içinde bulundukları...
16 Ocak 2016 13:15
Font1 Font2 Font3 Font4
image_pdfimage_print

Güneydoğu Bölgemizde görev yapan bazı kardeşlerimiz terörle mücadele ve çetin kış şartları sebebiyle yılgınlık içerisine düşmüşler. Bu sebeple de terörle mücadeleyi gerçek anlamda olması gereken pencereden değil de içinde bulundukları olumsuz şartların getirdiği dar pencereden bakarak değerlendiriyorlar.

Getirdikleri çözüm önerisi de silahın ve şiddetin olmadığı bir çözüm önerisi. Yani bir tür “Yeni Çözüm Süreci” önerisini bir takım duygu yüklü sözlerle ifade ederek, tavsiye etmeye gayret ediyorlar. Bizim görüşlerimizi de “Yandaşlık” olarak görmeye meylediyor. Bu görüşü kesinlikle reddediyor bu düşüncelere siyasi fikrimiz penceresinden değil insani pencereden bakarak vardığımızı belirtmemiz gerekiyor.

Aslında asıl siyasi görüş penceresinden bakış açısını kendisinin sergilediğini, bize “Yandaş” diyerek belli ediyorlar. Daha da açıklayıcı sözlerle “Kimden gelirse gelsin her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa, kaba kuvvete, despotluğa, baskıya, dayatmaya, yalakalığa, ikiyüzlülüğe pespayeliğe karşıyım” diyerek iktidara olan öfkesini de ortaya koyuyor. İçinde biriken olanca kin ve nefreti bu cümledeki sözlerle ifade ediyor.

Bizim aynı konuda görüş belirtmemiz “İkiyüzlülük, yalakalık, pespayelik” olurken, iktidarı da “Haksızlık, hukuksuzluk, kaba kuvvet, despotluk, baskı, dayatma” gibi sözlerle eleştiriyor. Belki ağır da olsa bu eleştirileri önemsemez cevaplamadan geçerdim ama muhatap olduğumuz iktidar “Çözüm Sürecini” denemeden, doğrudan silahlı çözümü deneyen bir iktidar değildir. “Baldıran zehri içmek olsa da…” diyerek elini değil, gövdesini taşın altına koyan bir iktidar ve destekçilerine bu itiraz yapılırsa, işte o zaman cevap hakkımız da doğar. Malum “Çözüm Süreci” içinde teröristin bile “İnsan” olduğu savıyla, elini kana bulamamış olanların topluma kazandırılması yönünde irade ortaya konuldu.

Tabii ki hepimizin gözü önünde gerçekleşen görüşmelerde iktidarın ne denli tepkilere maruz kaldığını hep birlikte gözlemledik. En son aşamada geçtiğimiz yılın Nevruz Bayramında örgüt silahları tamamen bırakacaktı.

Olması gereken de silahların gömülmesi ve her türlü sorunun siyaset yoluyla çözülmesi yoluna girilmesiydi. Ama HDP’liler silah bırakma zamanı yaklaşırken “Kandil’e sözümüz geçmiyor” gibi lakayt ifadeler kullanmaya başladılar. Tamam da “Çözüm Süreci” içerisinde her konuda Kandil’e sözleri geçiyordu. Gidip görüştüler, müzakere ettiler masada ortak görüşlerini, Devleti temsil edenlere ifade ettiler. Silah konusuna gelince, neden böyle kıvırmaya gerek duydular? Çünkü silahların kenarda tehdit unsuru olarak kalmasını, siyasi kanat olarak onlar da istiyordu.

Hatta 1 Haziran seçimlerinde hem siyaseti, hem de silahlı unsurları da kullanarak girdikleri orantısız ve adaletten uzak bir seçimle halkı sindirip bir başarı(!) da elde ettiler. Arkasından silahlar “Çözüm Süreci” öncesinde olduğu gibi pervasızca kullanılmaya başlandı.

Hatta Devlet kanadı ciddiyetle sürecin ruhuna uygun davranırken onlar terör olaylarını bile başlattılar. Devletin götürdüğü hizmetlerden biri olan baraj inşaatlarını bile süreci bitiren bir gelişme olarak gördüler.

Hava alanı, barajlar, çift yollar gibi götürülen her türlü hizmeti, iş makinelerini yakarak sabote ettiler. Bu durum karşısında devlet “Çözüm Süreci” içindeki stabil konumunu elbette koruyamazdı. Onlar azgınlaşırken, devlet buna seyirci kalamazdı… O dönemde “Çözüm Süreci” karşıtlığı yapanlar nedense silahlı mücadelenin tekrar başladığı bu dönemde Devletine silah çeken unsurları savunmaya koyuldular; “Onlar da genç, onlar da insan” diyerek… Biz de “Çözüm Süreci” başlatılabilmesi için benzeri şeyler söylüyorduk. Diyorduk ki, “Dağda ölen de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, onları öldüren asker de; bu yanlıştan dönülmeli”… “Bir Kürt ailenin iki çocuğundan biri askerde, diğeri dağda; birbirleri ile silahlı mücadele içindeler.

Bu Yanlış ne pahasına olursa olsun sona erdirilmeli” diyorduk. Şimdi “Çözüm Süreci” öncesi bizim söylediğimiz sözlerin benzerini siz söylüyor ve ikinci bir “Çözüm Süreci” talebini dile getiriyorsunuz. Ama içinde bulunduğumuz savaş bize ait ve bizim vatandaşlarımızın kendi içinde olan bir savaş değil. Onlarca ülkenin açık veya gizli müdahil olduğu, yetiştirdiği teröristleri Güneydoğu bölgemizde “Kurtarılmış Bölgeler”  oluşturmak için canla başla savaştırdıkları bir dönemdeyiz. Yani artık bize karşı gizli ama bariz hale gelmiş savaş yürüten devletler söz konusu; Rusya, İran, Suriye gibi…

Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı kurulmuş terör örgütlerinin bütün elemanları Güneydoğu bölgemize gönderildi. Tabii ki aklın yolu, karşı karşıya yapılan savaşta hiç bir terör örgütünün düzenli Orduya karşı direnemeyeceği gerçeğini kabul eder.

Buna rağmen, hızla gelişmekte ve gücünü artırmakta olan Türkiye’yi bir an evvel engellemek düşüncesi, terör örgütlerine destek verenleri de fahiş hatalar yaparak tüm terör örgütü elemanlarını düzenli Ordunun karşısına çıkarmaya sevk etti. Güvendikleri bir nokta vardı ki, Ordu sivil vatandaşlara zarar vermeme konusunda hem hassas hem dikkatliydi… Bu sebeple sivil vatandaşları canlı kalkan olarak kullandılar. Buna rağmen tek, tek avlanmaktan, ağır kayıplar vermekten öteye gidemediler.

Elbette Ordu mensuplarımızın sivillere karşı hassasiyetine rağmen terör örgütü, evinin işgaline izin vermeyen sivilleri de öldürmekten çekinmedi. Bu konuda sivil halka da ateş açılması yönünde talimatlar örgütün telsiz konuşmalarına da yansıdı.

Örgüt içinde ortaya çıkan bozgunun ifade edildiği telsiz görüşmeleri de medyaya düştü. Bu sefer örgütlerin kökü tamamen kazınmak üzereydi ve çözülme başlamıştı. Bölgede savaşan teröristler korunaklı sığınaklarından emirler yağdıran üstlerine isyan etmeye başlamıştı “Cesaretin varsa gözü kapalı ateş edip, hedefi vuran askerin karşısına sen çık!” diye…

Bu sebeple iç infazlar da başlamıştı. İşte bu noktada, bilhassa muhalefetin sahiplendiği yeni bir algı operasyonu başlatıldı. Onlara göre “Terörist de olsa insan” dı… Öyle kolayca avlanmamaları gerekirdi. Peki, şehit olan askerler insan değil mi? Onları kalleşçe tuzaklara düşürüp topluca öldürmek doğru bir davranış mıydı? Oturdukları evin kapısını gece yarısı çilingire açtırıp, derin uykudaki polisleri kafalarına kurşun sıkarak katletmek ne kadar insani bir davranıştı? Onlara neden ses çıkarmıyordunuz?

Çünkü terör örgütünü kurup, taşeron olarak kullananlar bu siyasileri de etkisi altına almıştı. Bu sebeple onların ağızlarından adil bir söz çıkması beklenemez. Elbette kökü tamamen kazınmak üzere olan terör örgütleri, son elemanlarını kurtarabilmek için bu çağrıları yapmak zorundadır. İşte yüzden örgütün kalan elemanlarının itlaf edilmesini bu çağrılarla engellemeye çalışıyorlar. İşte bu yüzden askerlere yalvarıp “Koridor açın, ülke dışına çıkmamıza izin verin!” diyorlar. Çıksınlar ki, yeniden diriltilip, güçlendirilerek, daha modern silahlarla donatılarak, yeni elemanlar kazandırılarak hep başımıza bela olmaya devam etsinler.

Ama asker onlara anlamlı bir cevap vermiş “Ya teslim olacak, ya da savaşarak itlaf edileceksiniz”… Siyasilere de “Terörist de olsalar, onlar da insan” demek düşmez “Bırakın artık kendi devletinizle savaşmayı, teslim olun!” demek düşer. Ama muhalif siyasilerin ipini tutan eller, böyle bir tavır almaya izin vermiyor. Bu şartlar altında yeniden müzakere başlatarak o devletlerle mi barış görüşmeleri yapacağız? Eğer hala kendi içimizden kandırılmış gençler bulabiliyorlarsa artık aklı bir karış havada olan o gençlerin aklını başına alıp, kendini kullandırmaması gerekiyor.

Terör bitene kadar bu savaş sürecek. Yoksa geçmişte 40 yıl boyunca yaşadığımız kısır döngüye tekrar dönmemiz imkânsız. Zaten tam sonuç alma ihtimalimizin en yüksek olduğu noktada yapılan bu çağrılar, Türkiye adına değil, Türkiye’yi parçalamak isteyenler adına bir anlam ifade eder. Çünkü Türkiye’yi parçalamak için taşeron olarak kullandıkları örgütün kökünün kazınması onların işine gelmiyor. Bu sebeple her platformda silah bırakma çağrısı yapıyorlar ki, örgütün kalan kısmını yeniden besleyip, destekleyip, yeni elemanlar bularak büyütmek, eski haline getirmek istiyorlar.

İşte yaptığınız bu çağrı da onların duygusal(!) çağrılarının, gerçekten samimi olan sizin gibi insanlara yansımasıdır. Ama biz de diyoruz ki “Dökülen timsah gözyaşları sizi aldatmasın!”. Onlar ölen gençler için değil, yıllardır belli bir noktaya taşıdıkları Türkiye’yi bölme planı boşa çıkarıldığı için bu duygu sömürüsünü yapıyorlar. İkisi aynı şey değil; farkı görün!

SERKAN ERCÜMENT KUZU

serkankuzu46@hotmail.com

 


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa


MarasHaber.NET Anadolu Ajansı üyesidir.




Çanakkale Savaşları 101. Yıl Tanıtım Gezileri ve Şehitlik Turları
Çanakkale Şehitlik Turları: http://www.canakkalesehitlikturlari.com/kategori/canakkale-gezi-turlari/
Çanakkale Şehitlik Turu : http://www.canakkale.net.tr/kategori/canakkale-gezi-turlari
Çanakkale Turu : http://www.canakkaleturu.net/category/canakkale-turlari
Çanakkale Turları : http://www.canakkaleturlari.net/kategori/canakkale-turlari/
Çanakkale Gezisi : http://www.canakkalegezisi.net/kategori/canakkale-gezisi/
Çanakkale Şehitlik Turları, Çanakkale Gezisi, Çanakkale Turları, Çanakkale Turu, Çanakkale Şehitlik Turu