• Seyir terasında bakım çalışmaları başladı
    Seyir terasında bakım çalışmaları başladı
  • YKS’ye 1 Ay Kala Yapılması Gereken Çalışmalar
    YKS’ye 1 Ay Kala Yapılması Gereken Çalışmalar
  • Kahramanmaraş’ta devrilen kum yüklü traktörün altında kalan sürücü öldü
    Kahramanmaraş’ta devrilen kum yüklü traktörün altında kalan sürücü öldü
  • KAHRAMANMARAŞ’TA YAKLAŞIK 1.500 KİŞİ FUTBOL SAHASINDA CUMA NAMAZI KILDI
    KAHRAMANMARAŞ’TA YAKLAŞIK 1.500 KİŞİ FUTBOL SAHASINDA CUMA NAMAZI KILDI
  • Mimarlardan belediyelere sosyal mesafeli banklar
    Mimarlardan belediyelere sosyal mesafeli banklar
  • Pazarcıkta Şifa Kaynağı Mercimek İçin Hasat Vakti
    Pazarcıkta Şifa Kaynağı Mercimek İçin Hasat Vakti
  • Elma İç Kurdu Zararlısında Mücadele Zamanı
    Elma İç Kurdu Zararlısında Mücadele Zamanı
  • Maraş Sim Sırma onaylandı
    Maraş Sim Sırma onaylandı
  • Bayramlaşmalar görüntülü telefonla yapıldı
    Bayramlaşmalar görüntülü telefonla yapıldı
  • Büyükşehir yayla yolu yapımına başladı
    Büyükşehir yayla yolu yapımına başladı
Seyir terasında bakım çalışmaları başladı
Seyir terasında bakım çalışmaları başladı

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi kendi mülkiyetinde...

Kahramanmaraş’ta devrilen kum yüklü traktörün altında kalan sürücü öldü
Kahramanmaraş’ta devrilen kum yüklü traktörün altında kalan sürücü öldü

Kahramanmaraş’ta devrilen kum yüklü traktörün...

KAHRAMANMARAŞ’TA YAKLAŞIK 1.500 KİŞİ FUTBOL SAHASINDA CUMA NAMAZI KILDI
KAHRAMANMARAŞ’TA YAKLAŞIK 1.500 KİŞİ FUTBOL SAHASINDA CUMA NAMAZI KILDI

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde Bulunan Batıpark...

Mimarlardan belediyelere sosyal mesafeli banklar
Mimarlardan belediyelere sosyal mesafeli banklar

Yaşam alışkanlıklarıyla birlikte mimari projeleri...

Pazarcıkta Şifa Kaynağı Mercimek İçin Hasat Vakti
Pazarcıkta Şifa Kaynağı Mercimek İçin Hasat Vakti

Hububattan bakliyata, endüstri ve sanayi...

Elma İç Kurdu Zararlısında Mücadele Zamanı
Elma İç Kurdu Zararlısında Mücadele Zamanı

Elbistan İlçesinde; İlçe Tarım ve...

Maraş Sim Sırma onaylandı
Maraş Sim Sırma onaylandı

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin Türk Patent...

Bayramlaşmalar görüntülü telefonla yapıldı
Bayramlaşmalar görüntülü telefonla yapıldı

Kahramanmaraş’ta yaşlılar ve engelli hastaların...

Büyükşehir yayla yolu yapımına başladı
Büyükşehir yayla yolu yapımına başladı

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi pandemi sürecinden...

YEDİ GÜZEL ADAM SENARYOSU GERÇEK OLUYOR
YEDİ GÜZEL ADAM SENARYOSU GERÇEK OLUYOR

Yedi Güzel Adam senaryosundan etkilenip...

Göksun tünel ve viyadüklerinde son durum
Göksun tünel ve viyadüklerinde son durum

Kahramanmaraş Valisi Şükrü Kocatepe konuya ilişkin yaptığı açıklamada,...

Emiroğlu: “Parlamentoya Gireceğiz”
Emiroğlu: “Parlamentoya Gireceğiz”

Saadet Partisi Genel Merkez Yöneticisi...

Suriyeli Kadınlar Fuhuşa Zorlanıyor İddiası
Suriyeli Kadınlar Fuhuşa Zorlanıyor İddiası

Economist dergisinin son sayısında Türkiye’deki Suriyeli kadın...

Suç Analiz Merkezi Suçu Önlüyor
Suç Analiz Merkezi Suçu Önlüyor

Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bir...

Yaralı Yaban Keçisi Koruma Altına Alındı
Yaralı Yaban Keçisi Koruma Altına Alındı

Elbistan ilçesinde köylülerin bulduğu yaralı yaban keçisi...

Süfyan Emiroğlu, başmüfettiş oldu
Süfyan Emiroğlu, başmüfettiş oldu

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda...

Büyük Yılanlar
Büyük Yılanlar

Dünyanın en büyük...

KENTSEL RANTLAR VERGİLENİYOR MU ?
KENTSEL RANTLAR VERGİLENİYOR MU ?

Gündemimize kentsel rantlardan özellikle gayrimenkul...

3 Boyutlu Çizimler
3 Boyutlu Çizimler

3 boyutlu ilginç...

Kahramanmaraş Petek Temizleme Kahramanmaraş Beyaz Eşya Servisi
Suriye’de bizi Bu Noktaya Amellerimiz mi Yoksa Emellerimiz mi Getirdi?
Suriye’de bizi Bu Noktaya Amellerimiz mi Yoksa Emellerimiz mi Getirdi?
Bir çoğumuz Moğol İmparatoru Cengiz Han’ın torunu ve aynı zamanda İlhanlılar Devletinin kurucusu Hülagü Han’la Bağdat’ta medrese hocalığı yapan genç Kadıhan’ın hikayesini bilir. Hülagü’nün Bağdat seferinde Abbasi Halifesi Mutaassımı askerlerine...
4 Mart 2020 14:13
Font1 Font2 Font3 Font4
image_pdfimage_print

Bir çoğumuz Moğol İmparatoru Cengiz Han’ın torunu ve aynı zamanda İlhanlılar Devletinin kurucusu Hülagü Han’la Bağdat’ta medrese hocalığı yapan genç Kadıhan’ın hikayesini bilir. Hülagü’nün Bağdat seferinde Abbasi Halifesi Mutaassımı askerlerine öldürtmesi, Bağdat’ı yakıp yıkması, kimi kaynaklara göre de 400 000 müslümanı katletmesi ile kötü bir şöhret kazanmasına sebep olmuştur. Kadıhanla olan anekdotunu da burada uzun uzadıya anlatmayacağım ama eğer hadiseyi bilmeyen yada merak eden varsa Sayın Cumhurbaşkanımızın Külliye de kürsüde anlattığı bu videoyu aşağıdaki linkten bizzat kendisinden dinleyebilir.

https://www.youtube.com/watch?v=PrvS-GKbhg4

Kadıhanın Hülagü’ye dediği gibi biz de kendimizi bir sorgulayalım.

Elbetteki gün birlik günü.

Birlik ve beraberliğimizi bozacak paylaşımlara yazılara yer vermemek gerek. Halkın ve askerin moral motivasyonunu negatif yönde etkileyecek hareketlerden kaçınmak gerek

ama bu demek değil ki;

yanlışlarımızı, eksiklerimizi, düzeltmemiz gerekeni ve buradan çıkaracağımız dersleri söylememek, konuşmamak, yazmamak anlamına gelmez.

Eğer bu olayları bu günler de yapılan çok büyük mahalle baskılarına rağmen dillendirmez isek doğruyu nasıl bulacağız. Yaşadığımız coğrafya’da doğru yanlışta bir birine girip kavram kargaşası da yaşatmaktadır zaten. Doğru nedir, yanlış nedir yerli yerinde değil şu sıralar.

Koca Irak – İran savaşının bile 8 sene sürdüğünü düşünürsek bitmeyen bu iç savaş zaman olarak ta azımsanmayacak bir süreyi doldurmuş vaziyettedir.

Bunun için, nereden nereye geldiğimiz ile alakalı 9.yılı bitip 10.yılına girecek olan Suriye İç savaşının kronolojisine yüzeysel bir göz gezdirmek gerek.

Kardeşim Esad’dan katil Esed’e neden ve nasıl geldik?

Evet, kardeşim Esad’dan katil Esed’e dönen Suriye politikamızda hiç geri vitesimiz yada manevra aralığımız hiç olmadı.

Gezi olayları, 15 Temmuz kalkışması gibi bir ülke için 10 şiddetin de deprem gücünde bir yıkım oluşturabilecek olaylar bizi hep meşgul etti.

Ülkemizde patlayan bombalar, Reyhanlı, Beşiktaş, Ankara garı gibi, Reina katliamı gibi olaylarla da ülke gündemimiz hep sıcak tutuldu.

Rahip Bronson ile başlayan ekonomik darbenin yanında diğer Alman ve Amerikalı casus kovalamacaları göz önüne alınırsa her bir olay bir hükümet devirecek kadar şiddetli krizlerdir.

Üzerine de hep dolu dizgin ve yanlışsız! gittik. Belki de böyle istendi, kafamızı kaldıracak ve düşünecek zaman aralığı verilmedi. Düşünemedik, günün yoğunluğundan ve ülkemizin gündemini meşgul eden malum olaylar yüzünden kendi politikamızı gösteremedik. Gereken manevraları yapamayınca katil Esed katil Esed kaldı.

Bilmeden başkalarının kurguladığı oyunda rolmü aldık yoksa?

Ortadoğu’da oyun kurucuyuz, bizim haberimiz olmadan kuş uçamaz derken kervan yürüttüler de haberimiz olmadı.

İlk başta işi ciddiye de almadık, bir kaç öfkeli çocuk söylemi ile başladık, ypg yi sınırlarımızdan lahmacunlu törenle geçirdik. Emellerimiz neydi de bu olaylara bu şekilde yaklaştık? Hiç kendimizi sorgulamadık, yanlış yapıldığını söyleyenleri dinlemedik.

Suriye’de aktörleri düşündüğümüzde, aynı anda birden fazla karpuzu bir koltukta taşımak istedik ama olmadı. Hep hamlelerimiz, harekatlarımız başkaları yüzünden yarım kaldı.

Şu an dan itibaren halı hazır da ki politikamızdan geri dönüşümüz zaten kalmadı. Tarih buna izin vermez.

Ülkemizin dış politikasına bir projeksiyon tuttuğumuzda yönümüzü Batıdan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya dönderdiğimiz görülüyor. Buna artık tarih bizi mi çağırıyor dersiniz yoksa Türk milleti sorumluluklarından kaçamaz mı derseniz, adını siz koyun. Ancak Libya’dan taa Afganistan’a kadar geniş bir coğrafyada emperyal olmayan ama aynı metodla emperyal ülkelere karşı bir mücadeleye girdiğimiz de bir gerçektir. Onlarla bu mücadeleyi göze alan cüretkar duruşumuz askeri ve ekonomik olarak İnşallah boyumuzu aşmaz. Körfez ülkeleri denen petrol zengini müslüman emirlikler yardım etmediği gibi hepsi Abd’nin boyunduruğu altındadır. Onlardan ekonomik olarak Ensar – Muhacir kardeşliği konusunda bir hayır gelmez. Dedelerinin yaptığı ve şu anda bulundukları konumu işgal etmelerinin sebebi olan TÜRK düşmanlığına aynen devam ediyorlar. Bunların müslümanlıkla ensarlıkla pek alakaları olmadığı için Suriye de yerinden yurdundan edilen insanlar diğer müslüman komşu ülkelere, körfez ülkelerine değil de yönlerini batıya dönüp koşuyorlar. Bunların bir kısmıda savaşı bahane edip de hazır bahanesi varken ülkelerinden kaçmayı fırsat haline dönüştürmüş te olabilirler. Ülkesinden bu denli kaçmaya iten duygu nedir, böyle  aidiyetsiz hissetmelerine sebeb olan duyguları nedir, Türk milleti olarak bunu asla anlayamayacağız.

Geldiğimiz nokta da bir durup düşünürsek, başlarda yapılan üç saatte Şam’a gireriz, Emevi camiine Cuma’ya yetişiriz gibi bazı gizli emellerimizin söylettiği sözlerden arındığımızı düşünürsek bu zamana kadar en belirgin söylemimiz neydi?

“Suriye’nin toprak bütünlüğü.”

Esad’sız Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanabilir mi?

Bizden başka da Suriye’nin toprak bütünlüğünü pek kimsenin umursadığını da düşünmüyorum. Biz askeri olarak devreye girdikten sonra Esad’ın kendisi bile bunu artık rafa kaldırmıştır. Suriye’de ki tüm aktörlerle aramız bozuk,

ee! noluyor ve ne olacak bundan sonra?

Yoksa yine başkalarının ekmeğine yağ mı çalacağız?

Abd yada Rusya’nın veya İranın Suriye’nin toprak bütünlüğü diye bir derdi yok.

Abd İsrail’in yada siyonistlerin tarihi görevlerine, gerçekleştirmek istedikleri büyük İsrail projesine uygun Fırat ve Dicle arasını kontrol etmek gibi bir misyonu almış üzerine. Elbette ki Zeytin dalı, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı harekatları ile bu hesaplarını da belkide tekrar revize etmek zorunda bıraktık. Bu harekatlarımız da hep ucu açık kaldı. Bir şeyler yaparak, yalanlarla, yerine getirmedikleri vaadlerle daha ileri gitmemizi engellediler.

Rusya’nın derdi ise sıcak denizlerde gemisini yüzdürmek ve ülkesinde ki halkın refahına katkı sağlayacak politikalar üretmek. Yani onun da derdi Fırat’ın batısı ve Akdeniz sahilleri. Buralarda varlığını sürdüren bir Rusya hazır nüfusta azalmışken kendi ülkesinden insanları getirip bu bölgelere yerleştirebilir. Açacağı beş on tane beş yıldızlı otel ve kuracağı seralarla Türkiye’de açmış olduğu pazarı oraya da taşımış olur. Buda Rusya için yeni bir ekonomik model oluşturduğu gibi Rusya’yı hizmet sektöründe de söz sahibi yapar.

İran’ın yapmak istediği ise Lübnan’a komşu bir yerde söz sahibi olarak evladı Hizbullahı canlı tutmak.

Dertleri, varlık sebebi olan kadim dostları İsrail’le komşu olmak, bunu da Hizbullah aracılığı ile Suriye’de ve Lübnan’da elini kolunu sallayarak yapmaktadır. Bunu da ancak Esad’la yapabilir. Yani Rusya ve İran’nın derdi Suriye’nin toprak bütünlüğü değil Esadın varlığıdır.

Bütün Suriye coğrafyasında yaşanan bu olaylar sonuçta İsrail’in işine yarıyor. Abd yardımıyla pyd/ypg eliyle insansızlaştırılmış bölge olan Fırat – Dicle arası İsrail’in arayıp ta bulamadığı bir ortam sağlamaktadır. Abd orada var olduğu sürece kadim Ortadoğu coğrafyasına çökmek için İsrail kendinde güç bulacaktır. Başkasının topraklarına nasıl çökülür bunu Filistin de çok güzel test ettiler.

Şimdi bu noktaya kadar görünen ve okuyabildiğimiz kadarı ile gelişen olaylar neticesinde ne Kürt’ten ne kürdistandan ne de taşeron örgütlerinden bahsettik. Çünkü bunlar kimsenin umurunda değil. Kullanma süreleri bittiğinde herkes onları kapı önüne koyacaktır. Tek sığınacakları liman yine Türk milleti olarak kalacak.

Ee! hakkat biz neyi hedefliyoruz?

Suriye’de varlığımızın sebebi ne?

Bu zamana kadar ki amellerimiz ile emellerimiz birbirini karşılıyor mu?

On yıllık bir mesele İdlip’de savaşmassak Hatay’da savaşırız ile basite indirgenecek bir mevzu değil. Şimdi gelinen noktada durum bunu gösterebilir.

Ya süreç! Lütfen süreci iyi tahlil edelim gereken dersleri çıkaralım kimsenin oyununa gelmeyelim, başkasına vatan yaratmak için çocuklarımızı kurban etmeyelim.

Sonuç itibari ile;

Hülagü Kadıhan’a tekrar sorar  : pekala beni buradan ne geri götürebilir?

Kadıhan cevap verir: Amellerimiz der.

Şimdi Abd, Rusya ve İsrail’i buradan ne geri dönderebilir?

Elbetteki amellerimiz.

Bütün müslümanlar mezhep ayrımı göstermeksizin birlik beraberlik içinde olursa, safları sıklaştırırsa onlar burada duramaz.

İnşallah şehitler tepesinden bakınca, onların verdikleri mücadele, bıraktıkları miras, uğrunda ödedikleri bedele uygun hareket ediyordur geride kalanlar. Onlar orada rahat uyusun diyebilecek miyiz hep beraber göreceğiz.

Allah cc tüm şehitlerimize rahmet eylesin İnşallah.


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa


MarasHaber.NET Anadolu Ajansı üyesidir.




Çanakkale Savaşları 101. Yıl Tanıtım Gezileri ve Şehitlik Turları
Çanakkale Şehitlik Turları: http://www.canakkalesehitlikturlari.com/kategori/canakkale-gezi-turlari/
Çanakkale Şehitlik Turu : http://www.canakkale.net.tr/kategori/canakkale-gezi-turlari
Çanakkale Turu : http://www.canakkaleturu.net/category/canakkale-turlari
Çanakkale Turları : http://www.canakkaleturlari.net/kategori/canakkale-turlari/
Çanakkale Gezisi : http://www.canakkalegezisi.net/kategori/canakkale-gezisi/
Çanakkale Şehitlik Turları, Çanakkale Gezisi, Çanakkale Turları, Çanakkale Turu, Çanakkale Şehitlik Turu